• LinkedIn - Siyah Çember
  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle

© 2017 by Gateway Management and Logistics Inc.

1/1

VİZENİN GÜVENLİKTEKİ ÖNEMİ

Sınır güvenliği, geleneksel anlamda, ülkenin siyasi birliğini ve bağımsızlığını, askeri gücünü, vatandaşların mal ve can güvenliklerini korumak ve bunları tehdit eden unsurları bertaraf etmek gibi koruyucu işlevleri yerine getirmektedir. Küreselleşmenin ülkeler arasında yaygınlaştırdığı çok boyutlu siyasi, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkiler ise; insan ve uyuşturucu kaçakçılığı, organize suçlar, illegal göçmen hareketleri gibi yeni riskleri beraberinde getirmiş, sınır yönetiminin güvenlik eksenli ve tek boyutlu yapısına, ekonomik güvenlik, ulaşım, çevre, radyasyon, sağlık güvenliği, biyogüvenlik gibi etkenlerin eklenmesiyle yeni bir boyut kazandırmıştır. Sınırlar üzerinde geçiş noktalarının ve geçişlerin sayısını artırmış, siyasi, ticari, ekonomik, teknik ve kültürel alanlarda ortaya çıkan yeni ve çok farklı hizmet ihtiyaçları, uluslararası işbirliği ve koordinasyon gereğini ön plana çıkarmaya başlamıştır.

Türkiye ise bu konjonktürde sınır sorunları bakımından en karmaşık ve çok boyutlu ülkeler arasındadır.  Türkiye'nin sınır sorunlarının kapsamı hiç şüphesiz, içinde bulunduğu jeostratejik konumdan, kendisini çevreleyen ülkelerdeki toplumsal ve siyasal istikrarsızlık ve çatışmalardan, sık sık maruz kaldığı sığınmacı akınlarından, iç ve dış dinamiklerden doğan etnik ve ayrılıkçı terör hareketlerinden ve tüm bu faktörlere bağlı olarak gelişen silah, uyuşturucu, kaçakçılık gibi yasadışı hareketlerden kaynaklanmaktadır.

Türkiye'nin kara sınırlarının yaklaşık dörtte üçü tarihten gelen anlaşmazlıklarının bulunduğu, siyasi, askeri, kültürel ve ekonomik yönden iç çatışma ve istikrarsızlık potansiyeli taşıyan İran, Irak, Suriye, Yunanistan gibi ülkelerle çevrili. Toplam kara sınırlarının uzunluğu 2 bin 753 km olan Türkiye'nin Suriye ile 911 km, İran ile 560 km, Irak ile 384 km kara sınırı bulunmaktadır. Türkiye aynı zamanda Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının ulaşım güzergâhı üzerindedir. Afganistan, Pakistan, Bangladeş, İran, Irak, Suriye vatandaşlarının Avrupa’ya geçişlerinde bir transit ülke konumundadır. Moldova, Romanya, Beyaz Rusya, Gürcistan gibi eski Doğu bloku ülkelerinin vatandaşlarının kaçak çalışması içinse bir hedef ülkedir. Kendi vatandaşlarının Avrupa’ya kaçak geçişlerinde de kaynak ülke konumundadır. Ayrıca Doğu ülkelerinden gelen uyuşturucunun Avrupa’ya gönderilmesinde önemli bir geçiş güzergahıdır.

Özellikle dünyadaki en riskli 10 sınır arasında gösterilen Irak ve Suriye sınırları son 35 yıldır Türkiye’nin iç ve dış güvenliğinin en büyük tehdit konusunu oluşturan ve ülkeyi çıkmaza sürükleyen PKK terörü için başlıca sığınma, yuvalanma ve geçiş güzergahı haline dönüşmüştür. 1. Körfez Savaşı ve Suriye’deki iç savaştan sonra bu ülkelerden gelen göç dalgası ve sınır aşırı tehditler nedeniyle Türkiye bir sığınmacı baskısı altına girdi. IŞİD'in ve Esad rejiminin saldırılarından kaçarak Türkiye'ye gelen sığınmacıların sayısı, 2015 yılı itibariyle 2 milyonu aşmıştır.

 

Türkiye’de sınır yönetim sistemi, örgütlenme ve işleyiş yönünden çok parçalı ve dağınık bir yapıya sahip olması sebebiyle oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Bu durum, sınır hizmetlerinin farklı hiyerarşik yapıların bünyesinde, farklı idari otoritelere bağlı kuruluşlarca yerine getirilmesinden, dolayısıyla örgütlenme, planlama, bütçeleme, yürütme ve işleyiş yönünden bir koordinasyon ve denetim bütünlüğüne sahip olamayışından kaynaklanmaktadır.

Türkiye'de gelişen ihtiyaçlara ve dünyada sınır güvenliği alanında genel kabul gören ilkelere uygun bir sınır yönetimi sisteminin kurulması, öncelikle sınır güvenliğinin geleneksel askeri güvenlik eksenli niteliğinden uzaklaştırılarak küresel rekabet ve uluslararası ilişkiler ortamıyla bütünleşebilecek, çok boyutlu, sivil, dinamik, etkileşimli bir hizmet alanı olarak algılanmasıyla sağlanabilir. (Kaynak: Saran, Ulvi; 02.02.2016, “Yeni bir sınır güvenliği sistemi şart”, http://www.aljazeera.com.tr/gorus/yeni-bir-sinir-guvenligi-sistemi-sart) Bu aşamada sınır yönetiminin yalnızca fiziki sınır kontrollerinden ibaret olarak algılanmaması, vize başvurularından, giriş-çıkış kontrollerine dek tüm aşamalarda koordineli şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

 

Türk Şirketi Gateway Management, vize hizmetleri konusunda dünya lideri VFS Global ile birlikte Türkiye’de sınır geçişlerini en üst güvenlik seviyesine ulaştırma hedefindedir. Alanında dünya lideri VFS Global ile Türkiye’de 26 ülkenin vize başvuruları için hizmet verdiklerini belirten Gateway Management Yönetim Kurulu Başkanı Halis Ali Çakmak, en yüksek seviyede filtreleme yapabilecek alt yapısı ve teknolojisi dünya standartlarının üstünde olan resmi vize başvuru merkezleri ile Türkiye’ye sınır geçişlerini en üst güvenlik seviyesine ulaştırmayı hedeflediklerini ifade etmektedir. Halis Ali Çakmak, sınır güvenliği önlemlerinin ilk etapta vize başvuruları sırasında alınması gerektiğini, güvenliği tehdit eden geçişlerin ve yasadışı göçlerin büyük oranda vize sahibi kişiler tarafından gerçekleştirildiğini, bu sebeple ön başvuru hizmetlerinin uzman kuruluşlarca sağlıklı filtreleme ışığında sağlanmasının azami önem taşıdığını ifade etmiştir. “Keza dünya genelinde tüm gelişmiş, yüksek sayıda turist alan ülkeler vize ön başvuru hizmetlerini bu şekilde yönetebilmektedirler. Yüksek kontrollü vizeler, o ülkeye olan güveni artırmakta, dolayısıyla turisti ve yatırımcıyı da teşvik etmektedir. Başarısını bu alanda kanıtlamış şirketler aracılığıyla, en üst düzey filtreleme ve teknolojik önlemler paralelinde verilen vize hizmetleri, sınır güvenliği sistemlerinin ilk ayağını oluşturmaktadır. Gerek 10 yılı aşkın süredir alanında dünya lideri VFS Global ile partnerliğimiz, gerekse Batılı ülkelerin vize rejimleri kapsamında almış oldukları önlemler bize şunu göstermektedir: giderek artan sınır güvenliği risklerinin önüne geçilebilmesi, bu risklerin öncelikle kaynağında engellenmeleri ile mümkün olabilmektedir” dedi.

 

Halis Ali Çakmak, “Türkiyemiz jeostratejik konumu itibariyle öylesine önemli bir devlet haline gelmiştir ki, global anlamda her ülkeye yönelen güvenlik tehditleri ortak olmakla birlikte devletimizin kendi risk faktörlerini değerlendirip spesifik bir vize ve sınır güvenliği rejimi oluşturması elzemdir. Bu hizmetleri sunabilecek kapasitede, doğru şirketlerin seçilmesiyle yerinde filtrelemelerin sağlanması ve teknolojik gelişmelerle senkronize şekilde yürütülmesi sağlanacaktır. Bu yönde yetkilendirilen şirketlerin kolluk kuvvetleri, yerel otoriteler ve ilgili diğer kurumlarla yakın koordinasyon içinde olmasının hem bu anlamda zorlukların aşılması hem de güvenlik maliyetlerinin azaltılması anlamında büyük faydası olacaktır. Keza bu alanda uzman şirketler belgelerin doğruluklarının kontrolü ve gerekli sorgulamaların hangi kurumlardan alınabileceğini tespit edip, buna uygun hareket etmelidir. Türkiyemiz bu risklere ne kadar hızlı ve doğru refleks verirse sınırlarımızın güvenliği o derece sağlıklı yürütülebilecektir “ sözleriyle vize başvuru hizmetlerinin sınır güvenliğindeki kritik önemini ifade etmiştir.

 

İlgili Haberler:

11.08.2017, “Güvenli geçiş turisti de yatırımcıyı da teşvik eder” , IHA, http://www.iha.com.tr/haber-guvenli-gecis-turisti-de-yatirimciyi-da-tesvik-eder-664440/

02.02.2016, “Yeni bir sınır güvenliği sistemi şart”, Saran, Ulvi; http://www.aljazeera.com.tr/gorus/yeni-bir-sinir-guvenligi-sistemi-sart)

09.12.2013, “Türkiye’nin 'Vizesiz Avrupa' serüveni”, Deutsche Welle, http://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyenin-vizesiz-avrupa-ser%C3%BCveni/a-17280737

Geri Bildirim ve Sorularınız İçin

Merkez Ofis: + 90 212 237 24 20 Mobil: 0 533 052 88 60  E Mail: [email protected]

TÜRKİYE / TAKSİM

Aydede Cad. Koray Apt. No: 16

K:5 D: 9 - 10   Beyoğlu - İstanbul

+ 90 212 237 24 20

TÜRKİYE / OFTON

Hacı Ahmet mah. Kurtuluş Deresi Cad. No: 29/B   Beyoğlu /  İstanbul

+ 90 212 237 24 20